1. Geçenlerde geldiği ilk görüşmede parmaklarını iç içe geçirip kenetledi, kısa kollu pembe çizgili gömleğinin altından sarkan ellerini de toplantı masasının üstüne koydu. Ellerin neden öyle duruyor dediğimde “Bunun beden dili olarak iletişime kapalı olmak anlamına geldiğini biliyorum” dedi. (Ben kolları göğüste bağlamanın iletişime kapalı olmak olduğunu sanıyordum, ya o yanılıyor, ya ben yeni birşey öğrendim.) İyi de hem yaptığın şeyin anlamını biliyorsun - ki olumsuz bir anlamı var - o zaman neden yapıyorsun.
  2. Bugün onun ajanstaki ilk iş günü. Sabah elimdeki küçük bir briefi aktarırken sürekli sözümü kesip, “Aklıma şöyle birşey geldi…” deyip durdu.
  3. 2′deki tavrını her lafımın arasına “Anladım”lar sokuşturarak sürdürüyor. Bırak lafımı bitireyim diye ikaz ettim “Anladım” dedi. “Bak bu çok önemli birşey, insanların sözünü bitirmesini beklemen lazım” dedim tekrar, “Benim anladım’lar evet anlamında yani” dedi. Sustum ben de ne yapayım.
  4. Ulan diyorum, bir de bakarsın hakiki cevhermiş bu herif, bir başlarmışız paslaşmaya, ulan ne güzel olur diyorum da, yok be, kandırıyorum kendimi galiba.
  5. L şeklindeki masamın kısa kenarının dışına bilgisayar koydular bunun için. Direkt ekranımı görüyor. Çok uyuz bi durum.. Iyyy…

coma | 09 Ağu 2006 | 1 Yorum var

1 Votes | Average: 1 out of 1 (1 kez tutulmus)
Tutuyorum ... Tutuyorum ...
  1. Yıllar önce bıraktığım CV’den bulmuş beni head hunter, yoksa ben iş aramıyorum (head hunderlar zaten eski tarihli CV’leri severler hep)
  2. Piyasayı takip etmek için görüştüm, yoksa asla iş değiştirmeyi düşünmüyorum (onun için görüşmeden hep sen konuştun)
  3. Burayı bıraktıktan sonra kendi işimi yapıcam, yoksa maaşlı çalıştıktan sonra heryer aynı
  4. Bugün öğleden sonra dişçi randevum var (nedense en şık kravatla gidiliyor görüşmeye)
  5. Başka bir yerde işe başlamıyorum, biraz tatil yapıp kafamı dinşeyeceğim (3 gün sonra rakipte işe başlar)

Bu pas işini sevdim. Şimdi pasım kızıYORUM‘dan Cyran’a.

Alper Akcan | 13 Tem 2006 | 3 Yorum var

2 Votes | Average: 1 out of 1 (2 kez tutulmus)
Tutuyorum ... Tutuyorum ...
  1. Sattığın ürün veya hizmetin ve temsil ettiğin markanın ve rakiplerinin tüm artılarını-eksileri, fark yaratan yönlerini çok iyi bilmek
  2. Müşterilerinizin (son kullanıcı veya kanal) ihtiyaçlarını, beklentilerini ve endişelerini iyi anlamak.
  3. %49 çalıştığınız kurumun, %51 satış yaptığınız kişi/kurumun elemanı olabilmek.
  4. Satışın bir kerelik bir işlem olmadığını, sürekli bir süreç olduğunu unutmamak
  5. Tüm bunları yaparken samimi olmak, dürüst olmak ve karşı tarafın sizi samimi-dürüst olarak algılamasını sağlamak

Kendi naçizane görüşlerimin ötesinde, bu konuda çok yetkin olduğunu düşündüğüm, Atölye‘den Tunç Kılınç‘a pas atmak istiyorum…

Alper Akcan | 08 Tem 2006 | 1 Yorum var

 Votes | Average: 0 out of 1 (Tut)
Tutuyorum ... Tutuyorum ...

Ali Sağlam’ın blogunu dolaşırken girşimcilikle ilgili bir yazısına rastladım, Drucker’dan liste çıkartmış. Listeler 4′er maddelikti, 5.leri ben ekledim. Yazının tamamına buradan erişebilirsiniz.

Dünyanın En İyi Girişimcileri

  1. Kore
  2. Tayvan
  3. Japonya
  4. Almanya
  5. Amerika (özgürlükler ülkesi, en çok şirket satınalmasının yapıldığı yer)

Girişimcilikte Dört Gizli Tuzak

  1. Nakit Akışı
  2. Yönetim Üssüne Sığmamak
  3. İnsan Kaynakları
  4. Ego
  5. Esnek-hızlı olmamak (işe başladıktan sonra bile devam ederken yön değiştirememek)

Alper Akcan | 07 Tem 2006 | 1 Yorum var

 Votes | Average: 0 out of 1 (Tut)
Tutuyorum ... Tutuyorum ...
  1. Hafta sonu yapılanların abartılı anlatımları
  2. Geçmek bilmeyecek 5 günün hesabı-sıkıntısı
  3. “Burada ne yapıyorum” sendromu
  4. Temizlenecek 100lerce junk e-mail
  5. Hafta içi rejime veya spora başlamak için verilen sözler

Alper Akcan | 29 May 2006 | 2 Yorum var

2 Votes | Average: 1 out of 1 (2 kez tutulmus)
Tutuyorum ... Tutuyorum ...


© Ilk5 | Alper Akcan | #Yukarı